Bu eser, okuyucusunu Aşk-ı Nebî’nin izinde, ruhunu derinden saracak bir yolculuğa çıkarıyor. Her satı- rında güllerin sultanını hatırlayacak, onun aşkıyla yanmanın ne demek olduğunu hissedeceksiniz.
Güllerin kokusu sinen kelimeler, gönlünüze işleyerek sizi gül bahçelerine götürecek. Ve o bahçede, “Ümmetî, ümmetî” diyen Alemler Efendisi’ne ümmet olmanın tarifsiz hazzını yaşayacaksınız.
Bu yolculuk, Osmanlı Sultanlarının Hadimü’l-Harameyn olma şerefini nasıl bir aşk ve sadakatle taşıdı-ğını gözler önüne seriyor. Murad-ı Hüdavendigâr’ın duasında, Fatih’in fethinde, Yavuz’un ferasetinde, Kanuni’nin adaletinde ve Sultan II. Abdülhamid’in ince siyasetinde yankılanan tek bir gerçek var: Aşk-ı Nebî!
Bu eser, Nebî sevdasına gönül verenlerin yolunu aydınlatacak, Osmanlı Sultanlarının gönüllerinde yanan o büyük aşkı bir kez daha hatırlatacaktır.
Gönüllerin Sultanı’nın şefaatine nail olabilmek duasıyla…