Tarih, yalnızca zaferler ve
büyük olaylarla değil, unutulanların ve gölgelerde saklananların sessiz
tanıklıklarıyla da şekillenir. Osmanlı İmparatorluğu, altı asır boyunca sadece
topraklara değil, zihinlere ve kalplere de derin izler bırakmış görkemli bir
medeniyettir. Ancak bu büyük miras, yalnızca ışığın aydınlattıklarıyla değil,
gölgelerde kalanlarla da tamamlanır.
"Unutulan İzler, Gölgelerde Gizlenenler", titiz bir araştırmanın ürünü olarak,
Osmanlı’nın saklı yüzüne bir yolculuk ve tarihin karanlıkta kalan detaylarını
gün yüzüne çıkarma çabasıdır.
Osmanlı,
zaferlerin, fetihlerin ve anıtların imparatorluğu olarak bilinse de onun asıl hikayesi
yalnızca taht mücadeleleri, saray entrikaları ve savaş meydanlarından ibaret
değildir. Sessizce taşlara kazınmış bir yazı, mahkeme kayıtlarında saklı bir hikâye ya da sarayın
derinliklerinde yankılanan bir fısıltı, tarihin başka türlü anlatılamayacak
yüzlerini gözler önüne serer. Bu eser, tarihin gölgelerinde gizlenenleri gün
yüzüne çıkarmayı amaçlayan bir araştırmanın ürünüdür.
Bu
kitapta, Osmanlı’nın günlük yaşamından, kültürel birikimine ve coğrafyaya yayılan
medeniyet anlayışına kadar pek çok konu ele alınmaktadır. Tarihe yalnızca büyük
padişahlar ve zaferler perspektifinden değil, halkın yaşamına ve gölgelerde
saklı kalmış hikayelere odaklanarak bakıyoruz.
Patlıcan
yangınlarıyla İstanbul’un sokaklarında yaşanan ilginç krizlere, Osmanlı
toplumunun ritüellerinden biri olan Üsküf Takma Törenleri ve çocukların
hayatındaki önemli anlardan biri olan Âmin Alaylarına kadar uzanan bir yolculuk sizleri bekliyor. Ayrıca,
taşların üzerine kazınmış yazılar ve desenlerde saklı bir medeniyeti gün yüzüne
çıkarmak adına yapılan incelemelerle taşların sessiz diline kulak vereceksiniz.
Kitabın
sayfalarında, Kanuni Sultan Süleyman’ın Hazreti Peygamber’e duyduğu derin
muhabbetin yankılarını, Süleymaniye Camii’nin hat yazılarını şekillendiren
Şemsettin Ahmed Karahisari’ nin ustalığını ve Osmanlı sanatının zirvesindeki ince işçiliği
bulacaksınız.
Bunların
yanı sıra, Osmanlı’nın derin manevi dünyasını yansıtan helva sohbetleri, savaş
dönemlerinin unutulmaz hatırası olan Aziziye Karakolu ve Mekke’nin manevi
dokusuna bir katkı olarak inşa edilen Mescid-i Haram’ın yedinci minaresi bu
eserin odaklandığı başlıca konulardan yalnızca birkaçıdır.
Osmanlı,
hüküm sürdüğü geniş coğrafyada yalnızca bir yönetim düzeni kurmadı; aynı
zamanda "medeniyet" kavramını tüm bölgelere taşıdı. Yollar, köprüler,
külliyeler, hastaneler ve kütüphaneler, imparatorluğun hizmet anlayışının
izlerini oluşturdu. Ancak, bu görkemli hizmetlerin yanı sıra, tarihin sessiz
köşelerinde kalan detaylar da Osmanlı’nın bütüncül hikayesini anlamamızı sağlar.
"Unutulan İzler, Gölgelerde
Gizlenenler", tarihsel araştırmanın titizliğini edebi bir duyarlılıkla
buluşturuyor. Arşivlerin tozlu raflarından, el yazmalarının kıvrımlarından ve
zamana direnen taşlardan süzülen hikayeler, okuyucunun zihninde yeniden hayat
buluyor. Osmanlı’nın yalnızca bilinen tarihine değil, tarihin arka planına ve
belki de hiçbir zaman anlatılmamış yüzüne bir pencere açıyor.
Bu
kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederim. Araştırma
sürecinde büyük bir özveriyle çalışan ekibim, arşivlerde ve saha çalışmalarında
bana eşlik eden dostlarım, editoryal süreçte katkı sağlayan değerli isimler ve
her daim desteğini esirgemeyen ailem, bu eserin ortaya çıkmasında büyük bir rol
oynadı.
Ayrıca,
bu kitabı okuyarak tarihin gölgelerindeki sırları keşfetmeye hazır olan siz
değerli okuyucularıma minnettarım.
Sizlerin
ilgisi, bu satırların en büyük ilham kaynağıdır.
Tarih,
anlatılan kadar saklananlarla da şekillenir. Osmanlı’nın gölgelerde gizlenmiş
yönlerini keşfederken, tarihin yalnızca kitaplarda yazılı olmadığını; aynı
zamanda unutulmuş izlerde ve yankılanan hikayelerde yaşadığını göreceksiniz.
Şimdi,
tarihin gölgelerini aralayarak aydınlığa doğru bir adım atmaya hazır mısınız?
Bu
yolculuk, yalnızca geçmişi keşfetmek değil; tarihin içinde saklanan insanlık
hikayelerini yeniden duymak için bir davet niteliği taşıyor.
"Unutulan
İzler, Gölgelerde Gizlenenler" ile geçmişin sırlarına doğru bir yolculuk
başlıyor.
Recep
Babacan
11 Şubat
2025
İstanbul